Kırmızı Bültenliler Neden Gürcistan'da? Hukuki Boşluklar ve Kaçış...
KATEGORİ: Dünya Detaylar yazının devamında.

KATEGORİ: Dünya
MAKALE:Türkiye'nin hemen yanı başında, suçlular için adeta bir 'güvenli limana' dönüşen bir ülke var: Gürcistan. Son yıllarda cinayet, uyuşturucu kaçakçılığı, yasa dışı bahis gibi ağır suçlardan kırmızı bültenle aranan yüzlerce isim, rotasını bu küçük Kafkasya ülkesine çeviriyor. Emniyet kaynaklarına göre bugün Gürcistan'da bini aşkın Türkiyeli firari bulunuyor. Peki bu kişiler sınırın hemen ötesinde nasıl bu kadar rahat hayat sürebiliyor? Cevap, basit bir coğrafi yakınlıktan çok daha fazlasını içeriyor; bürokrasi, hukuk ve vatandaşlık oyunlarının iç içe geçtiği karmaşık bir tabloyu gözler önüne seriyor.
Hikayenin merkezinde, kırmızı bültenin aslında ne olduğu ve ne olmadığı gerçeği yatıyor. Popüler kültürün aksine, Interpol'ün kırmızı bülteni uluslararası bir tutuklama emri değil, sadece bir iş birliği çağrısıdır. Yani bir kişi hakkında kırmızı bülten çıkarılması, o kişinin otomatik olarak yakalanacağı anlamına gelmez. Her ülke, kendi yasalarına ve takdir yetkisine göre hareket eder. Kimi ülke doğrudan tutuklama yaparken, kimi sadece bilgi notu alır, kimisi ise 'bizim yasalarımıza göre bu suç değil' diyerek sınır dışı bile etmez. İşte Gürcistan'ın cazibesi tam da bu noktada başlıyor.
Kırmızı Bültenin Bilinmeyen Yüzü: Tutuklama Değil, Uyarı Bildirimi
Kamuoyunda 'bülten çıktıysa yakalanır' şeklinde yaygın bir algı olsa da, hukuki gerçek çok daha gri. Kırmızı bülten, üye ülkelere dağıtılan ve bir kişinin cezai kovuşturma amacıyla arandığını ya da kesinleşmiş bir cezanın infazı için talep edildiğini bildiren bir uyarı mekanizmasıdır. Bağlayıcılığı yoktur; nihai karar her zaman ilgili ülkenin mahkemelerine ve hükümetine aittir. Ayrıca kırmızı bülten, bir iade talebi de değildir. İade süreçleri, ülkeler arasındaki ikili veya çok taraflı anlaşmalarla yürür ve çoğu zaman siyasi pazarlıkların, ekonomik ilişkilerin ve hukuki prosedürlerin uzun bir bileşkesini temsil eder.
Firariler için en büyük kozlardan biri, yargı süreçlerini uzatmak ve bu sırada kendilerine yeni bir hukuki statü inşa etmektir. Gürcistan bu konuda pek çok kapıyı aralıyor. Türkiye vatandaşlarına vize uygulanmaması ve hatta sadece kimlikle geçiş imkanı, ilk adımı kolaylaştırıyor. Ancak asıl mesele sınırı geçtikten sonra başlıyor: Düşük denetim, sadece 15-20 dakikada şirket kurabilme, yerel ortak zorunluluğunun olmaması ve gayrimenkul alımıyla oturum izni, belirli yatırımlarla doğrudan vatandaşlık alabilme gibi teşvikler.
Gürcistan Neden Firarilerin İlk Adresi?
Batum, bu sistemin vitrini haline geldi. Düşük vergiler, minimal bürokrasi ve hızla yükselen rezidans kuleleri sadece Türkiye'den değil; Rus mafyasından Orta Asya'nın kara para trafikçilerine, Avrupa Birliği'nin gri sermayesine kadar geniş bir kesim için cazibe merkezi oluşturdu. Özellikle 2010'dan itibaren Türk ziyaretçi sayısındaki patlama (2013'te 1,5 milyonu aştı) bu akışın ekonomik boyutunu gösteriyor. 2020'de pandemiyle düşüş yaşansa da 2024 itibarıyla sayı yeniden 1,3 milyonun üzerine çıktı. Gürcistan, yabancı sermayeyi çekmek için kasten gevşek tutulan bu düzenlemelerle bir tür 'offshore' işlevi gördü.
Ancak 2023 sonrası rüzgar tersine dönmeye başladı. Avrupa Birliği'nin hukuk devleti baskısı ve Türkiye ile derinleşen operasyonel iş birliği, tabloyu değiştirdi. Son iki yılda Gürcistan'dan Türkiye'ye 243 suçlu iade edildi. Hatta 2025'in son günlerinde kırmızı bültenle aranan 27 kişi birden teslim alındı. Fakat asıl soru şu: Kimler iade ediliyor, kimler o lüks rezidanslarda yaşamaya devam ediyor? Galip Öztürk vakası, bu sorunun en çarpıcı cevabını sunuyor.
Görsel: Francis Ndagano Zigabe (Wikimedia Commons) · CC BY-SA 4.0
Galip Öztürk Örneği: Vatandaşlığın Sağladığı Kalkan
Metro Turizm'in kurucusu olarak tanınan Galip Öztürk, Türkiye'de müebbet hapis cezası onanmış, Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan bir isim. Kuvvet Köseoğlu cinayetinden azmettiricilik, kara para aklama, yasaklı madde ve FETÖ'ye yardım gibi pek çok suçtan aranıyor. Buna rağmen Batum'da dev yatırımlar yaptı (500 milyon doları aşan oteller, konut projeleri), Gürcü siyasetçilerle fotoğraflar verdi, hatta dönemin başbakanından plaket aldı. Tüm bunları yapabilmesinin ardında bir anahtar var: Gürcistan vatandaşlığı. Gürcistan Anayasası'nın 38. maddesi, kendi vatandaşlarının başka bir ülkeye iadesini yasaklıyor. Yani Gürcü pasaportu, kırmızı bülteni adeta bir kağıt parçasına dönüştürebiliyor.
Öztürk, Batum'da taşıyıcı annelik yoluyla 22 çocuk sahibi olup "Batumi Mama" adlı sosyal medya hesaplarında mutlu aile tabloları paylaşacak kadar görünür bir hayat sürüyor. Hatta İbrahim Tatlıses gibi ünlülerle yemek fotoğrafları, AKP ilçe başkanından plaket alması, firari olmasına rağmen bir dokunulmazlık zırhına sahip olduğu izlenimini güçlendiriyor. Bu durum, devletin 'her yerde arıyoruz' söylemi ile gerçeklik arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Öztürk'ün 2022'de mali suçlardan kısa süreli gözaltına alınıp 2023'te serbest bırakılması, sistemin karmaşıklığını bir kez daha ortaya koydu.
Çifte Suçluluk ve Hukuki Gri Alanlar
Firarilerin Gürcistan'da rahat etmesinin bir diğer hukuki dayanağı, 'çifte suçluluk' (dual criminality) ilkesindeki boşluklar. Bir fiilin hem talep eden hem de talep edilen ülkede suç sayılması gerekiyor. Cinayet gibi evrensel suçlarda bu sorun çıkarmasa da, örneğin yasa dışı bahis veya dijital suçlar söz konusu olduğunda ülkelerin tanımları örtüşmeyebiliyor. Eski futbolcu ve fenomen Batuhan Karadeniz'in durumu buna tipik bir örnek. Türkiye'de yasa dışı bahis soruşturması başlayınca soluğu Gürcistan'da aldı, hakkında kırmızı bülten çıkarıldı ama Batum'dan yayın yapmaya devam etti. Savunması ise şuydu: "Benim bulunduğum yerde bu iş legal." Gerçekten de Gürcistan'da kumar ve bahis yasaları farklı; bu da iade sürecini tıkayan teknik bir engele dönüşüyor.
Bir de işin ticaret ve siyaset boyutu var. İki ülke arasındaki devasa enerji ve lojistik bağları, iade dosyalarının çoğu zaman siyasi pazarlıkların gölgesinde kalmasına neden oluyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye, Gürcistan'dan çok sayıda FETÖ şüphelisinin iadesini talep etti ancak Tiflis yönetimi temkinli kaldı. 2018-2022 arasında Gürcistan Cumhurbaşkanlığı 13 bin 575 kişiye vatandaşlık verdi; bu rakamın içinde ne kadar 'sakıncalı' isim olduğu ise muamma.
İadeler Artıyor Ama Sistem Değişti mi?
Son yıllarda Türkiye İçişleri Bakanlığı'nın kurduğu özel takip ekipleri ve Gürcistan üzerindeki Avrupa Birliği baskısı, bazı şeyleri değiştirdi. İzmir merkezli suç örgütü lideri Binali Camgöz Gürcistan'dan Karadağ'a kaçarken yakalandı. Ancak her yakalanan iade edilmiyor; Barış Boyun (Daltonlar çetesi lideri) Gürcistan'da mahkemece serbest bırakıldı ve İtalya'ya kaçtı. Bu olay, iki ülke arasındaki iş birliğine rağmen yargı süreçlerindeki 'tutuksuz yargılama' kriterlerinin suistimal edilebildiğini gösteriyor. Bugün hala 1200'den fazla firarinin Gürcistan'da olduğu tahmin ediliyor.
Sorun sadece Gürcistan'a özgü değil. Sırbistan, Karadağ, Dubai gibi destinasyonlar da benzer hukuki boşluklardan faydalanarak suçlular için cennete dönüşüyor. Çifte suçluluk ilkesi, vatandaşlık yatırım programları ve ikili anlaşmalardaki muğlaklıklar, küresel adalet sisteminin en büyük açmazlarından biri olarak duruyor. Kırmızı bültenlerin kağıt üzerinde kalması, aslında uluslararası hukukun ne kadar kırılgan olduğunu ve her ülkenin kendi çıkarlarını öncelediğini kanıtlıyor. Gürcistan örneği, bu gerçeğin en net fotoğraflarından birini sunuyor.
Bu konudaki diğer içerikler: Dünya haberleri
🔍 Bunlar da Merak Ediliyor
Kırmızı bülten çıkarılan bir kişi neden hemen yakalanmaz?
Çünkü kırmızı bülten uluslararası bir tutuklama emri değil, sadece bir iş birliği çağrısıdır. Her ülke, kendi yasalarına ve takdir yetkisine göre hareket eder. Kişinin bulunduğu ülke, fiilin kendi hukukunda suç sayılmaması veya vatandaşlık gibi engeller nedeniyle iadeyi reddedebilir.
Gürcistan neden Türkiye'den kaçan suçlular için bu kadar cazip?
Gürcistan, Türkiye vatandaşlarına vize uygulamaz ve sadece kimlikle girişe izin verir. Ayrıca şirket kurma kolaylığı, düşük vergiler, gayrimenkul alımıyla oturum ve yatırım karşılığı vatandaşlık gibi teşvikler sunar. En önemlisi, Gürcistan Anayasası kendi vatandaşlarının iadesini yasakladığı için alınan vatandaşlık güçlü bir kalkan oluşturur.
Galip Öztürk'ün Türkiye'deki suç dosyasında neler var?
Galip Öztürk hakkında Kuvvet Köseoğlu cinayetine azmettiricilikten müebbet hapis cezası onanmıştır. Ayrıca uyuşturucu kaçakçılığı, kara para aklama, borsa manipülasyonu ve FETÖ'ye yardım gibi pek çok ağır suçtan aranmaktadır. Tüm bu suçlara rağmen Gürcistan vatandaşlığı sayesinde Batum'da lüks bir hayat sürmektedir.
Çifte suçluluk ilkesi suçluların iadesini nasıl engelliyor?
Çifte suçluluk ilkesi, iade edilecek kişinin fiilinin hem talep eden hem de talep edilen ülkede suç sayılmasını gerektirir. Örneğin Türkiye'de yasa dışı sayılan bahis veya dijital suçlar, Gürcistan'da yasal olabileceği için iade talebi reddedilebilir. Bu hukuki boşluk, özellikle yeni nesil suç tiplerinde firarilere avantaj sağlar.
Gürcistan son yıllarda Türkiye ile iade iş birliğini artırdı mı?
Evet, özellikle 2023 sonrası Avrupa Birliği baskısı ve Türkiye ile derinleşen operasyonel iş birliği sonucu iadeler hızlandı. Son iki yılda 243 suçlu Türkiye'ye teslim edildi; 2025'in son günlerinde 27 kişi birden iade alındı. Ancak tahminlere göre hala 1200'den fazla firari Gürcistan'da bulunuyor.


